BİR DOLU SEVDA

HAZAL S. TİKVEŞLİ

Görünüşüne göre sanki sadece ben yaşıyordum bu duygusallığı.Ama sonuçta bende onlara göstermiyordum ki ne hissettiğimi. Eminim onlar da aynı durumdaydı.Ela mesela ; kaç kere yakaladım o gümüşçünün vitrindeki kolyeye dalarak baktıgını.Annesi her zaman gerçek gümüş hayranı biriydi, dışarıda olduğumuzda beğendiği takıyı Ela’ya göstermek isterdi;ama Ela onun çok büyüklere göre olduğunu düşünür ve annesine kızardı.Şimdi ise eminim o takıya dalarak annesini hatırlıyordu. Belki de çoktan o tarz takılar güzel bile gelmeye başlamıştı, dahası ilk fırsatta annesine hediye almak için geri geleceğine bahse bile girerdim.Moonla ah! O her zaman gerçekçi, her zaman olması gerektiği gibi davranmaya çalışan biri; ama bir o kadar da yavru kedi gibi hep şefkat bekleyen biri. Aramızda ayrılıklara en çok alışık olan O.Fransa ve Türkiye arasında sayısız yalnız yolculukları olmuştur. Kendi kararlarını hep kendi verir ve emindir kendinden. Ama o bile hem vaktini güzel geçirirken hem de bir taraftan farkında bile olmadan “Aa!Bak Fransa’dakine benziyor.Bu Fransa’da da şöyle.” demelere başlamıştı.Kızlara durum buyken,erkeklerdeki özgürlük mutluluğu biraz can sıkıcı gözüküyordu.Sanırım ben gerçekten doğru bölüm seçmişim.Tam da olmak istediğim yerde ve olmak istediğim bölümdeyim.

CEVAP VER