• GELİNCİK GÜNCELERİ

GELİNCİK GÜNCELERİ

     Tarık Barbaros Pilevne' nin, son kitabı GELİNCİK GÜNCELERİ' nde; yazarın yaşamındaki tarihi, coğrafi ve kültürel yansımaların izleri; öyküleşmiş anıları yer almakta. Eserin SUNUŞ Bölümünde şu ifadeler yer alıyor: Gelincik insan ömrü gibidir; dünü ve bugünü vardır ama yarını belirsizdir. Narindir, kırılgandır, dokunsanız dağılıverecek sanırsınız; oysa direnç yüklüdür. Bozkırın ayazında, dağların hoyrat yelinde salınır, boynunu büker ama yine doğrulur, yıkılmaz. Anadolu insanı gibidir gelincik; bazen renkli, neşeli, göz alıcı, çoğu zaman yalnız ve hüzünlü!  Mevsimi zamanı geldiğinde her bölgede ve iklimde boy gösterir, varlığını sürdürür inatla; kurak-çorak dinlemez! Adını geleneksel Türk gelinliklerinin renginden alır. Boynu bükük kaderine yol alan, yiten yaşamların, bastırılan duyguların, yok olan sevgilerin küçük nazlı gelini, kınalı kekliği, taze kuzucuğu gibi…   
 
Bir gelincik naifliğindeki Şükrü Erbaş; “Sevmek; yaşamın bizi sürüklediği uçurumun kıyısında tutunduğumuz o incecik gelincik sapı” diyordu. Eyüboğlu ise; “Seni düşünürken / Bir çakıl taşı ısınır içimde / Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar / Bir gelincik açılır ansızın / Bir gelincik sinsi sinsi kanar” derken, Kocatepe bayırlarında kanayan gelincikleri mi anlatıyordu, kim bilir! Belki de Cansever’in gelincikleriydi yürek tarlalarımızda açan; “gerçekte bir sevinç, bir mutluluk yok değildir yüreklerimizde / sevgiler umutlar yok değildir / öyleyse neden çabuk küseriz birbirimize / çabuk öfkeleniriz / durup durup böyle hüzünlenmemiz neden / anlamıyoruz da ondan mı yoksa / bir bütün olduğunu mutluluğun / umudun bir bütün olduğunu / seziyor muyuz yalnızca / baktıkça gelincik tarlalarına uzaktan…” 
 
Ben de vazgeçmedim yüreğimden; umudu o incecik gelincik sapına bağladım, gelin cik yapraklarına yazdım öykülerimi; okuyabilmeniz dileğiyle. (Tarık Barbaros Pilevne)

Yorum Yap

Not: HTML'e dönüştürülmez!
    Kötü           İyi
  • 20,00TL
  • 10,00TL


Ücretsiz Kargo